

TÜRK HALK MÜZİĞİ SAZLARI
![]() |
BAĞLAMA
VE AİLESİ : Türk halk müziğinin
sevilmesinde ve etkili oluşundaki en önemli neden
bağlama ailesinden kaynaklanmaktadır. Çalınıp söylemeye
yaygınlığı yanında, yörelere göre çeşitli akor
ve tavırlarla çalınması bu sazımızı daha
cazip hale getirmiştir. Çalan kişilerin fiziksel
özelliklerine ve yörenin istediği ses rengine
uygun olması koşulu ile bağlama, büyüklü
küçüklü bir aile durumuna gelmiştir. ( Halk Müziğimizin en önemli sazına bu kadar küçük bir alanın yetmeyeceği malum ) BAĞLAMALAR |
| DAVUL : Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilir. Türk milletinin hayatında önemli ve hatta kutsal diyebileceğimiz yeri vardır. İlk dinsel merasimlerden savaş alanlarına, mehterhanelerden köy meydanlarına kadar hayatımızın bir parçası olmuştur. Davul tarihimizde çok değişik amaçlarla kullanılmıştır. Daima egemenliğimizin simgesi olmuştur. Davul Türk Halk Müziğimizin vurmalı, bagetli (sopalı) sazlarının başında gelmektedir. Yurdumuzun her köşesinde değişik cins ve boylarda davul mevcuttur. Halk oyunlarımızın nabzı olarak kabul edilir. Genellikle küçük, orta, büyük ve koltuk davulu gibi boylar ve adları vardır. | ![]() |
![]() |
DARBUKA : Elle çalınan vurmalı çalgılarımızın hemen hemen en tanınmışlarındandır. Arapça, ''dümbelek'' olan çalgı yurdumuzda yörelere göre, ''dümbek, deblek, güp, küp, dümbelek, dönbek'' adlarını alırlar. Tek başına çalındığı gibi diğer çalgılara da eşlikçi vazifesi görür. tok ve derin bir yapısı vardır. Çeşitli büyüklükte olan toprak ve metalden yapılan darbukalar, keçi veya dana derisinden işlenen deri ile kaplanır. Günümüzde röntgen filmi ile kaplı olanlarına çokça rastlanır. Daha çok kadınlar arasındaki çeşitli kına geceleri ve eğlencelerde ritm çalgısı olarak kullanılır. |
| DEF (TEF) :Büyüklüğüne göre değişen bir kasnağın tek yüzüne geçirilen deriden ibarettir. El (parmak) ile çalınan vurmalı bir ritm çalgısıdır. Kasnağın orta kısmına metalden yapılan ziller (pirinçten) takılabildiği gibi, zilsiz olan tefler de bulunur. Yöre ve çalan kişilere göre ''tarande, çingene, acem'' diye isimler almaktadır. Yaklaşık 30-40 santim çapında bir kasnağa gerilen oğlak derisinden olursa daha verimli olur. Def (tef) elde havaya kaldırılarak ve zillerin şıkırtıları duyulsun diye sallanarak çalınır. Kırsal kesimde halen kına ve düğün gecelerinde bilhassa kadınlar eğlenmek için Def'i hem çalar hem oynarlar. | ![]() |
![]() |
ZURNA : Direk üflemeli çalgıların en yaygın ve hemen hemen en sevileni olan zurna ailesi, davul ile ayrılmaz bir bütün gibidir. Eski Türklerin ''zurna'' adlı bir çalgıyı kullandıkları bilinirdi. Türkçe'de kelime başlarında ( Z ) sesinin olmaması, zurna kelimesindeki ( Z ) harfinin bir yansıma olduğunu göstermektedir. Rus ve Kafkaslar da bu çalgıyı zuna diye tanımlarlar. Çinliler '' SU-NA '' derler. Zurnanın yapımında en makbul ağaç erik ağacıdır. Bunun yanında kiraz ve zerdali'den de yapılır. 6 tane üst ve bir tane alt delikte toplam 7 delik bulunur. |
| SİPSİ : Sipsi adı ( İnce küçük ) anlamına gelir. Bazı bölgelerde sigaraya ve zurnanın ağızlığına da sipsi denir. Ne zamandan bu yana çalındığı bilinmemektedir. Orta toroslardan başlayarak, Ege Bölgesini de içine alan bir alana yayılmıştır. Boğaz, Gurbet, Teke ve Zeybek havalarının en güzel seslendirildiği bir halk çalgımızdır. Daha çok kamıştam yapıldığı gibi ağaç dalları ve kartal kanadı kemiğinden de yapılabilmektedir. İnce oynak bir ses rengi vardır. | ![]() |
![]() |
MEY : Balaban diye de adlandırılan Orta Asya kökenli bir halk çalgımızdır. Daha ziyade kapalı yerlerde, oda toplantılarında, düğün ve eğlencelerde kullanılan bir çalgı olup, Doğu Anadolu'da Erzurum, Kars, Iğdır, Hakkari, Artvin, Bayburt, Gümüşhane, Van ve Ağrı gibi yörelerimizde oldukça yaygındır. Tok ve mistik bir ses rengine sahiptir. Mey'in 7 üstte 1 altta olmak üzere 8 ses deliği vardır. Üflemek için ağza alınan kamış üzerindeki kıskaç, sesi tizleştirip, pesleştirir. |
| KAVAL :İnsanoğlunun üflemeli ilk çalgılarındandır. Orta Asya Türk uygarlıklarından itibaren bilinir. Kaval, içi boş şey anlamına gelen,'' kav '' dan türemiştir. Kavallar dilli ve dilsiz olmak üzere iki gruba ayrılır. Üst yüzlerinde 7 alt yüzlerinde bir olmak üzere toplam 8 ses deliği bulunur. Kavalların 2,5-3 oktav ses sahaları vardır. ÇİFTE : Ses rengi olarak zurnayı çok andıran bu çalgı yassı bir tahtanın içi iki ince boru şeklinde delinerek yapılmıştır. Ağza alınan kısma dil yada lölük denir. Oyunlarda çalması zor olduğu için çok kullanılmaz. Bugün daha çok Zonguldak, Trakya ve Kastamonu yöresinde görülmektedir. | ![]() |
| KABAK KEMANE : Türk Halk Müziğinin telli, yaylı ve deri kapaklı sazlarımızın tek örneğidir. Genellikle Güney Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde kullanılan bir sazdır. Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır. Yapısında 3 ve duruma göre 4 teli olan çalgının Urfa ve Mardin yöresindeki adı '' Kemane'' dir. Bu bölgelerde teknesi ağaç veya Hindistan cevizinden yapılmaktadır. Çok eskiden beri kullanılan ve bilinen ''ıklığ'' adlı çalgının, şu andaki varyasyonu ve devamı olan Kabak Kemane'nin, yanına Türkçe diyalekte ( ak,ok,ık,yık ) gibi isimler verilmiştir. Azerbaycan'da ; Kamança, Türkmenistan'da ; Gıjek isimli çalgılarda aynı kökenlidir. KEMENÇE : Karadeniz bölgemizde yaygın olan bir çalgımızdır. Orta Aysa kökenli olup, Selçuklularla Anadoluya geldiği sanılmaktadır. Üç teli vardır. Bu teller 4'lü sisteme göre akort edilir. Horon oyunlarının ve Karadeniz türkülerinin en sevilen eşlik çalgısıdır. Yaklaşık 30-40 santim boyundadır. | ![]() |
Kaynakca : Yar. Doç.Hamit Önal'ın Ders Notları
Dr. Atınç EMNALAR ( Türk Halk Müziği ve Nazariyatı )