Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

bayrak.gif (8638 bytes)

 

ANA SAYFA

halk sazlar.jpg (12233 bytes)

TÜRK HALK MÜZİĞİ SAZLARI

Gifsazs.gif (10768 bytes) BAĞLAMA  VE  AİLESİ : Türk  halk  müziğinin  sevilmesinde  ve   etkili  oluşundaki en önemli  neden  bağlama ailesinden   kaynaklanmaktadır.  Çalınıp  söylemeye  yaygınlığı   yanında,  yörelere  göre çeşitli  akor  ve  tavırlarla   çalınması  bu  sazımızı  daha  cazip  hale   getirmiştir. Çalan  kişilerin  fiziksel  özelliklerine   ve  yörenin  istediği  ses  rengine  uygun  olması   koşulu  ile  bağlama,  büyüklü  küçüklü  bir   aile  durumuna  gelmiştir. 

  ( Halk  Müziğimizin   en  önemli  sazına  bu  kadar  küçük  bir   alanın  yetmeyeceği malum )                                              BAĞLAMALAR

DAVUL : Türk vurmalı  çalgılarının  sembolü  olarak  kabul  edilir.   Türk  milletinin  hayatında  önemli  ve  hatta   kutsal  diyebileceğimiz  yeri  vardır.  İlk  dinsel   merasimlerden  savaş  alanlarına,  mehterhanelerden  köy   meydanlarına  kadar  hayatımızın  bir  parçası  olmuştur.  Davul  tarihimizde  çok  değişik  amaçlarla  kullanılmıştır.   Daima  egemenliğimizin  simgesi  olmuştur.  Davul  Türk   Halk  Müziğimizin  vurmalı,  bagetli  (sopalı) sazlarının   başında  gelmektedir.  Yurdumuzun  her  köşesinde  değişik   cins  ve  boylarda  davul  mevcuttur. Halk  oyunlarımızın   nabzı  olarak  kabul  edilir. Genellikle  küçük, orta, büyük ve  koltuk  davulu  gibi  boylar  ve  adları  vardır.   DavulKul.gif (47494 bytes)
darbuka 1.jpg (7067 bytes) DARBUKA : Elle   çalınan  vurmalı  çalgılarımızın  hemen  hemen  en   tanınmışlarındandır.  Arapça,  ''dümbelek''  olan  çalgı   yurdumuzda  yörelere  göre,  ''dümbek, deblek, güp, küp, dümbelek, dönbek''  adlarını  alırlar.  Tek  başına  çalındığı   gibi  diğer  çalgılara  da  eşlikçi  vazifesi  görür.   tok  ve  derin  bir  yapısı  vardır. Çeşitli  büyüklükte  olan   toprak  ve  metalden  yapılan  darbukalar,  keçi   veya  dana  derisinden  işlenen  deri  ile  kaplanır.   Günümüzde  röntgen  filmi  ile  kaplı  olanlarına   çokça  rastlanır. Daha  çok   kadınlar  arasındaki   çeşitli  kına  geceleri  ve  eğlencelerde  ritm   çalgısı  olarak  kullanılır.
DEF (TEF) :Büyüklüğüne  göre  değişen  bir  kasnağın   tek  yüzüne  geçirilen  deriden ibarettir. El (parmak) ile   çalınan  vurmalı bir  ritm  çalgısıdır. Kasnağın  orta   kısmına metalden  yapılan ziller (pirinçten) takılabildiği   gibi,  zilsiz  olan  tefler  de  bulunur.  Yöre   ve  çalan  kişilere  göre ''tarande, çingene, acem'' diye   isimler  almaktadır. Yaklaşık  30-40 santim  çapında  bir kasnağa  gerilen  oğlak  derisinden  olursa  daha  verimli olur. Def (tef) elde havaya  kaldırılarak  ve zillerin  şıkırtıları   duyulsun  diye  sallanarak  çalınır. Kırsal  kesimde   halen  kına  ve  düğün  gecelerinde  bilhassa   kadınlar  eğlenmek  için  Def'i  hem çalar hem oynarlar.   def1.jpg (11488 bytes)
zurna2.jpg (10614 bytes) ZURNA : Direk   üflemeli  çalgıların  en  yaygın  ve  hemen   hemen  en  sevileni  olan  zurna  ailesi,  davul   ile  ayrılmaz  bir  bütün  gibidir. Eski   Türklerin  ''zurna''   adlı  bir  çalgıyı  kullandıkları  bilinirdi.  Türkçe'de kelime  başlarında  ( Z ) sesinin  olmaması,  zurna  kelimesindeki  ( Z ) harfinin  bir  yansıma  olduğunu  göstermektedir.   Rus  ve  Kafkaslar da  bu  çalgıyı  zuna   diye  tanımlarlar.  Çinliler '' SU-NA ''  derler. Zurnanın  yapımında  en  makbul  ağaç  erik  ağacıdır.  Bunun  yanında   kiraz  ve  zerdali'den  de   yapılır.  6  tane   üst  ve  bir  tane  alt  delikte  toplam  7   delik  bulunur.
SİPSİ : Sipsi  adı ( İnce küçük )  anlamına  gelir. Bazı   bölgelerde  sigaraya  ve  zurnanın  ağızlığına  da   sipsi  denir.  Ne  zamandan  bu  yana  çalındığı   bilinmemektedir.  Orta  toroslardan  başlayarak, Ege Bölgesini   de  içine  alan  bir  alana   yayılmıştır. Boğaz, Gurbet, Teke  ve  Zeybek  havalarının  en  güzel  seslendirildiği  bir  halk  çalgımızdır. Daha  çok   kamıştam  yapıldığı  gibi  ağaç dalları ve kartal  kanadı  kemiğinden  de  yapılabilmektedir. İnce   oynak  bir  ses  rengi  vardır. sipsi.jpg (16792 bytes)
mey1.jpg (9956 bytes) MEY : Balaban  diye  de  adlandırılan  Orta  Asya   kökenli  bir  halk  çalgımızdır.  Daha  ziyade   kapalı  yerlerde,  oda  toplantılarında,  düğün  ve   eğlencelerde  kullanılan  bir çalgı  olup,  Doğu   Anadolu'da  Erzurum,  Kars,  Iğdır,  Hakkari,  Artvin,   Bayburt,  Gümüşhane,  Van  ve  Ağrı  gibi  yörelerimizde   oldukça  yaygındır.  Tok  ve  mistik  bir  ses   rengine  sahiptir.  Mey'in  7  üstte  1 altta  olmak   üzere  8  ses  deliği  vardır. Üflemek  için  ağza   alınan  kamış  üzerindeki  kıskaç,  sesi  tizleştirip,   pesleştirir.
KAVAL :İnsanoğlunun  üflemeli  ilk  çalgılarındandır. Orta Asya Türk  uygarlıklarından itibaren bilinir. Kaval,  içi boş   şey  anlamına  gelen,'' kav '' dan  türemiştir.  Kavallar   dilli ve  dilsiz  olmak  üzere  iki  gruba  ayrılır. Üst yüzlerinde  7 alt yüzlerinde  bir  olmak  üzere  toplam  8 ses  deliği  bulunur. Kavalların  2,5-3 oktav ses   sahaları  vardır.                ÇİFTE : Ses  rengi  olarak   zurnayı  çok  andıran  bu  çalgı  yassı  bir   tahtanın  içi  iki  ince  boru  şeklinde   delinerek  yapılmıştır.  Ağza  alınan  kısma  dil   yada  lölük  denir. Oyunlarda  çalması  zor  olduğu   için  çok  kullanılmaz. Bugün  daha  çok  Zonguldak, Trakya  ve  Kastamonu  yöresinde  görülmektedir.  çifte.jpg (35120 bytes)
KABAK  KEMANE : Türk  Halk  Müziğinin  telli,  yaylı  ve   deri  kapaklı  sazlarımızın  tek  örneğidir.   Genellikle  Güney  Anadolu,  Marmara  ve  Ege  Bölgesinde   kullanılan  bir  sazdır. Menşei  Orta  Asya'ya   dayanmaktadır.  Yapısında  3  ve  duruma  göre  4   teli  olan  çalgının  Urfa  ve  Mardin  yöresindeki   adı  '' Kemane'' dir.  Bu  bölgelerde  teknesi  ağaç   veya  Hindistan  cevizinden  yapılmaktadır.  Çok   eskiden  beri  kullanılan  ve  bilinen  ''ıklığ''   adlı  çalgının,  şu  andaki  varyasyonu  ve   devamı  olan Kabak  Kemane'nin,  yanına  Türkçe   diyalekte  ( ak,ok,ık,yık ) gibi  isimler  verilmiştir.  Azerbaycan'da ; Kamança,  Türkmenistan'da ; Gıjek   isimli  çalgılarda  aynı  kökenlidir.                                                                                                                                    KEMENÇE : Karadeniz  bölgemizde   yaygın  olan  bir  çalgımızdır. Orta  Aysa  kökenli   olup, Selçuklularla  Anadoluya  geldiği  sanılmaktadır.   Üç  teli  vardır. Bu  teller 4'lü sisteme  göre   akort  edilir.  Horon  oyunlarının  ve  Karadeniz   türkülerinin  en  sevilen  eşlik  çalgısıdır.   Yaklaşık  30-40 santim boyundadır. Kemençe.jpg (28521 bytes)

Kaynakca  : Yar. Doç.Hamit Önal'ın Ders  Notları

                   Dr. Atınç EMNALAR  ( Türk  Halk  Müziği ve Nazariyatı )